Huzursuz Bacak’tan

Bir yerden sonra “Hadi lan, biz keriz miyiz yani” diye kabalaşarak çekip gitseler hiç kabahatleri yoktur yani. Eve dönerken Kemal’in Holding’i hakkındaanlattıkları ile Halil’in söylediklerini alt alta sıralayıp, bizim iş çevrelerinin birkaç maddeye sığacak resmini çizdim.

Yemek bitti, kalktık. Ayrılırken Halil:

– Bana ne tavsiye edersin abi, diye sordu.

Sıkıntı ile etrafa baktım. Diyecek bir söz bulamıyordum. Yeniden bankaya dön desem “davaya ihanet” gibi olacak. “Sabır” dedim sadece. Sonra ataların sözüne sığındım: “Geceler gebedir, meşime-i şebden neler doğar bilemeyiz.”

Memleketin has evlatları durumu bu sözlerle ne kadar idare edebilecek acaba?

Bir yerden sonra “Hadi lan, biz keriz miyiz yani” diye kabalaşarak çekip gitseler hiç kabahatleri yoktur yani. Eve dönerken Kemal’in Holding’i hakkındaanlattıkları ile Halil’in söylediklerini alt alta sıralayıp, bizim iş çevrelerinin birkaç maddeye sığacak resmini çizdim. Şöyle:

1- Hele bir Besmele çekelim.

2- Kervan yolda düzülür.

3- Bir koyundan birden fazla post çıkar (istihdam için)

4- Bizde çalışanlar kanaat sahibidir, asgari ücret kafidir.

5- Arkadaşlar boşuna kendini yormasın. Ev danası öküz olmaz.

6- Üst yönetimde ihtiyaca binaen  ülkenin güç odaklarından emekli bir zat bulundurulması elzemdir.

7- Ticaretle merhameti karıştırmayalım.

8- Ar-ge mi diyorsun? Emin Usta yeter. Makineyi o kurdu, verimine o bakar.

9- Bu resmin istisnası vardır elbette.

Huzursuz Bacak

Mustafa Kutlu

Dergah yayınları

2008

PAYLAŞ

Leave a Reply

You can use these HTML tags

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>